ONLINE DERSLER

Erguvan Renkli İstanbul

  • # Seyahat
  • Okuma Süresi 3
erguvan-renkli-istanbul

İlkbahar, özellikle nisan ve mayıs ayları İstanbul için erguvan zamanıdır. Rengine ilişkin hikâyelerin kökleri Bizans’a, Hz. İsa’ya hatta Antik Yunan’a kadar dayanan bu harikulade ağacın çiçeklerinin ömrü bir mevsim bile sürmez hâlbuki. Bütün ihtişamları ile nisan ortasında güneş gibi açar, adeta baharı müjdeler ve mayısın sonunu göremeden sessizce, yine tıpkı güneş gibi batarlar. Nereye mi? Tabii ki en çok yakıştıkları yere, Boğaz’ın sularına! Anavatanı Güney Avrupa ve Batı Asya’dır ama en çok Boğaziçi’ne yakışır o. İstanbul’un pek çok yerinde, örneğin Adalar’da, Moda’da, Maçka’da, Eyüp’te erguvan görmeniz mümkündür. Akdeniz ikliminin görüldüğü başka noktalarda da yetişir. Bununla birlikte, Boğaziçi’nde kısa ömrüyle nefasetini bütün görkemiyle hissettirir erguvan. Boğaz’a doğru yola çıkmadan önce Tarihî Yarımada’ya uğrayalım. Dediğim gibi,  erguvan sadece Boğaz’da değil, Tarihî Yarımada’da, Haliç çevresinde de bir renk cümbüşü sunar.

Özellikle de Pierre Loti civarındakiler ayrıca görülmeye değer. Dilerseniz, İstanbul erguvanlarının hikâyesini anlatmaya buradan başlayalım. Pierre Loti tepesinin hemen bitişiğinde Eyüp ve Edirnekapı… Edirnekapı surlarına bitişik  üç katlı kalıntılar dikkatinizi çekecek: Konstantin Sarayı ya da diğer adıyla Tekfur Sarayı. Kimi tarihçilere göre Blakhernai Sarayı’nın ek binası olarak Porphyrogennetos lakaplı İmparator VII. Konstantin tarafından yaptırılmış. Bu hikâyede dikkat çeken nokta; VII. Konstantin’in unvanı  Porphyrogennetos’un “erguvan renkli odada doğmuş olan” anlamına gelmesi. VII. Konstantin bu unvanı kullanan ilk imparator da değil üstelik.  V. Konstantin’in Türk olan ikinci eşi Hazar Prensesi’nden olan oğlu erguvan renkli odada doğan ilk erkek çocuktu. Daha sonra bu olay hanedanın emperyal otoritesini kesinleştirecek bir unvana dönüşmüştü. ”Porfir” kelimesinden türeyen bu unvanın kökleri aslında erguvan kelimesine dayanmıyor; “porfir” bir mermer çeşidine verilen isim. Bu mermerin iki rengi var; biri yeşil, diğeri ise erguvani.  İşte bu müstesna mermerin erguvan rengi olanı aynı zamanda Bizans İmparatorluğu döneminde hem lahitlerde hem doğum odasında kullanılan mermer. Üstelik sadece imparatorun ve onun ailesinin mezarında porfir mermer kullanılabiliyor. Bizans’ın erguvana tutkusu bununla da sınırlı değil; o dönemde erguvan sarayın rengi ve bu renkte ipeklileri yalnızca saraydaki soylular giyebiliyor. Halkın bu rengi kullanması yasak. Kaldı ki küçük dikenli bir salyangozdan elde edilen boyası altın fiyatına satıldığından bu rengi soylular dışında kimselerin kullanması pek de mümkün değil aslında. Hanedanın önemli günlerde giydiği tören kıyafetleri de erguvan renginde  imiş. Rivayet odur ki, tam da çiçek açtığı ay kurulan imparatorluğa rengini de erguvan vermiş.

#Seyahat KATEGORİSİNDEKİ DİĞER PARAGRAFLAR

Anasayfa
Üye Girişi Yap
Sepetim (0)
Kitaplar
Paragraflar
Blog
İletişim