ONLINE DERSLER

Albertine Kayıp

  • # Edebiyat
  • Okuma Süresi 3
albertine-kayip

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde serisinin altıncı cildi olan bu eser bir kadına duyulan aşkın sonsuzluğunu ele alırken aynı zamanda da içinde ilişkilere dair önemli düşünceler de barındırıyor. Bir kişinin gidişinin geride kalan kişide yarattığı etkileri akıcı bir şekilde anlatan Albertine Kayıp romanının konusu ise şöyle;”Mademoiselle Albertine gitti! ” bu sözcükleri duyduğunda önce ne olduğunu pek anlayamamıştı. Fakat hizmetçi bu durumdan memnun ona hemen her şeyi anlatmaya karar vermişti. Kız tüm eşyalarını özellikle sabahlıklarını geceden paketlemişti ve sabahta aniden kaybolmuştu. Hizmetçi bu bilgileri verdikten sonra birde beyefendiye bir mektup bıraktı. Bu mektup giden genç kız tarafından kaleme alınmıştı. Mektupta gitmek zorunda olduğundan ve kesinlikle geri dönüşü olmadığından söz eden Albertine arkasında nasıl bir enkaz bıraktığını bilemiyordu. Mektubu okuduktan sonra dünyası başına yıkılmıştı. Fakat hemen toparlanıp bu gidişin çok kısa bir gidiş olduğunu ve Albertine’nin hemen geri döneceğini varsaymıştı. Hemen o da cevap niteliğinde bir mektup yazmış ve gururu nedeniyle düşüncelerini tam tersi bir şekilde dile getirmişti. Albertine istediği kadar kalabilirdi,artık ikiside özgürdü. Mektupta yazan buydu ama o hemen arkadaşı Saint Loup’tan bir görev istemişti. Gidip Albertinenin teyzesiyle konuşacak ve evlenmeleri karşılığında verilecek olan paranın geri alınıp alınmayacağını soracaktı. Malesef ki işler istediği gibi gitmemiş ve tüm bu olanları genç kız görmüştü. Bunun haberini alınca derhal bir mektup daha yazmış ve artık başka kadınlarla ilgileneceğini duyurmuştu. Albertine’in aşkı gün geçtikte daha çok içinde yer eder olmuştu. Onunla ilgili her şeyi öğrenmek istiyordu. Bir kaç kız arkadaşını araştırdı ve Andree adında bir genç kıza ulaştı. Oysa aniden bir telgraf gelmişti, Albertine’in teyzesinden. Genç kız attan düşerek ölmüştü,artık yoktu. Daha gidişini atlatamadan ölümünü duyan beyefendi hemen Andree ye ulaştı ve genç kız hakkında her şeyi öğrenmek istediğini belirtti. Neden onu bırakmıştı? Yanında rahat değil miydi? Yoksa başka kişilerle mi ilişkisi vardı? Bu soruların cevabı sandığından çok daha farklıydı. Andree bildiği her şeyi anlatmaya karar vermişti. Albertine kadınlardan hoşlanıyordu ve evlenme konusu da uzayınca evi terk etmeye karar vermiş ve kısmen özgürlük arayışına girmişti. Bunun gibi haberler sonucunda içindeki aşk giderek yok olmaya başlamıştı. Annesi onun üzüldüğünü görünce Venedike bir gezi düzenlediler ve bir kaç gün orada kaldılar. Bu şehirde Gilberte ile karşılaşmıştı. Gilbert, Albertine den önce çok aşık olduğu fakat sonra unuttuğu genç bir kızdı. Bu kıza üvey babasından çok büyük bir miras kalmıştı ve şimdiden sosyete sayfalarında haberleri vardı. Onunla karşılaşınca ilk başlarda pek bir şey hissetmemiş ama zaman geçtikçe içinde bir şeyler filizlenmişti. Bir gün otelden çıkarken eline bir telgraf geçti, yazıyı okuyunca çok şaşırdı, telgraf Albertine den geliyordu. Ölmemişti ve ona geri dönmek istiyordu. Önceki zamanlarda bu telgraf onu çok mutlu ederdi ama şimdi sevinmemişti. Bu nedenle telgrafı hiç görmemiş gibi yaptı. O günden sonra iki telgraf daha aldı ama yine ondandır diye açmadı. Aynı telgraflardan annesine de gelmişti. Evlerine dönüş treninde annesi ona tüm haberleri verdi. Gilberte ve Saint Loup evlenmişlerdi. Tüm sosyete dünyası onları konuşuyordu. Aradan yıllar geçti ve Gilberte’in kocasının metresleri vardı ve hiçbiri kadın değildi. Arada beyefendi ile bir kaç kez beraberlikleri oldu ama yine de Gilberte eşine sadakatle bağlıydı.

#Edebiyat KATEGORİSİNDEKİ DİĞER PARAGRAFLAR

Anasayfa
Üye Girişi Yap
Sepetim (0)
Kitaplar
Paragraflar
Blog
İletişim